Güney Afrika Cumhuriyeti Afrika Kýtasý?nýn en güneyinde yer alýyormuþ. Burada altýn madeni yataklarý varmýþ. Dünya altýnýnýn büyük kýsmý buradan çýkýyormuþ. Burada çýkan altýn kiloyla deðil, tonla hesap edilirmiþ. Baþkent Johannesburg ile güney batýda Welkom þehirleri arasýnda pek çok altýn madeni varmýþ. Bu madenlerden birinde yüz elli iþçi çalýþýyormuþ. Yüz kýrk dokuzu zenci, biri beyaz. Zenciler madenin çýkýþýnda hýrsýzlýk olmasýn diye elbise deðiþtirip evlerine giderlermiþ. Yýlardýr hiçbir zenci bir gram altýn çalmamýþ, çünkü arama var. O bir beyaz depolardan çýkýþta külçe altýn saklarmýþ elbisesine, bilezik, yüzük doldururmuþ ceplerine nedense çýkýþtaki bekçiler beyaz, þef beyaz, müdür beyaz; o beyaz iþçiyi hiç aramazlarmýþ. Müdür her ay sonu eksik altýnýn, bileziðin parasýný zenci iþçilerin maaþýndan kesermiþ.
Zenciler durumu defalarca þefe, müdüre söylemiþler. Ama onlar oralý deðil, biz gerekli önlemi alýrýz deyip baþlarýndan savarlarmýþ. Cesur bir zenci iþçi akþamüstü çýkýþta tutmuþ beyaz adamý ve ceplerinden tam on tane bilezik çýkarmýþ. Bekçilere göstermiþ ve hýrsýzý yakalayýn demiþ. Ýki bekçiden biri beþ bileziði, diðeri öteki beþ bileziði alýp ceplerine koymuþlar. Hýrsýz iþçiye yala avucunu demiþler, o da yalamýþ ve evine gitmiþ. Ertesi gün yine çalýþmaya madene gitmiþ. Ne soruþturma ne bir þey. Cesur zenci de kovulmamýþ, ertesi gün iþbaþý yapmýþ