Türk padiþahýnýn bir elçisi Alman imparatoruna gelmiþ bir ara Tarihlerin yazdýðýna göre bu elçi Kendi padiþahýný övmüþ Almanlara -Bizim sultan, demiþ; Çok daha kudretlidir sizin imparatordan Almanýn biri üstelemiþ: -Bizimkinin öyle beyleri var ki, demiþ; Her biri bir devletin baþýdýr, Her bey ayrý bir odu çýkarýr. Türk elçisi uyanýk adammýþ, Lafýn altýnda kalmamýþ: -Evet, demiþ; duymuþluðum var Baþlarýna buyrukmuþ sizin beyler Ama bakýn bu durum ne getirdi aklýma Olmayacak bir þey, ama oldu, ben gördüm. Çitle çevrili bir yerde oturuyordum, Bir de baktým yüz baþlý bir ejderha, Yüz baþýný birden Geçirmiþ çitin deliklerinden. Sen gel de korkma, Kaným donacaktý neredeyse. Ama korktuðumla kaldým, o baþka. Ejderhanýn baþlarý girdi, Gövdesi giremedi çitten içeri. Bitti derken bu korkulu rüya, Birde baktým bir baþka ejderha; Bu seferki tek baþlý, yüz kuyruklu, Geldi çitin önünde durdu. Ben baþladým yine Ecel terleri dökmeye. Bu ejderhanýn tek baþý Giriverince bir delikten, Gövdesi, kuyruklarý, muyruklarý Süzülüp geldi ardýndan, Deliði açtýkça açaraktan. Anladýnýz mý ne oluyor Bu iki ejderha? Biri sizin imparator, Biri bizim padiþah