|
Kendinden baþkasýný sevmeyen biri, En güzel insan sanýyormuþ kendini. Aynalarý bozuk olmakla suçluyormuþ, Bu aldanýþ içinde pek de mutluymuþ. Talih perisi bir hayli uðraþmýþ, Saplantýsýndan kurtarmak için adamý; Boyuna sürüyormuþ gözleri önüne Bayanlarýn sessiz danýþmanlarýný: Evlerdeki, dükkânlardaki aynalarý; Çapkýnlarýn ceplerindeki, Güzellerin kemerlerindeki aynalarý. Ne yapsa beðenirsiniz bizim Narsis? Ýn cin uðramaz yerlere gitmiþ, Aynalara dayanamaz olduðu için. Ama gittiði ýssýz yerde Pýrýl pýrýl bir kaynaktan çýkan derede Görmüþ yine kendini, küplere binmiþ; Burda da çýktý karþýma, demiþ, Bu aslý astarý yok görüntü. Elinden gelen her çareye baþvurmuþ Suya çevrilmesin diye gözü. Ama o kadar güzelmiþ ki dere Bir türlü ayrýlamýyormuþ biçare. Anlýyorsunuz deðil mi,
Nereye getirmek istiyorum sözü? Hepinize söylüyorum: Gerçeðe böylesine sýrt çevirme Hepimizin beslediði bir hastalýktýr. Ruhumuz, bu kendine âþýk adam, Aynalar, hep baþkalarýnýn sersemlikleri, Aynalar, bizim kendi kusurlarýmýzý Olduðu gibi gösteren ressamlardýr. Dereye gelince, bilmeyen var mý dereyi; Ýþte o hayatýn ta kendisi.
Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri Jean de La Fontaine
|