Güneþ, ýþýklarýný dört bir yana salmýþtý.Berrak mý berraktý gökyüzü.
"Ben de annem ve babam gibi uçamaz mýyým acaba?" diye düþündü.
Caný da çok sýkkýndý, sürekli oturmaktan...
Kararýný vermiþti.Uçacaktý.Uçmayý deneyecekti.Kanatlarýný iyice gerdi.Gözlerini kapadý.Kendini boþluða býraktý.
Fakat zavallý þahin yavrusunun uçmaya gücü yetmedi.Kanatlarýnda kendisini taþýyacak kuvvet yoktu henüz.Bir süre çýrpýndý havada sonra hýzla düþmeye baþladý.Panik içinde baðýrýyori çýrpýnýyordu.
Yavru þahinin hýzla yere doðru düþtüðü sýrada, yerde bir baþka yuvadan bir anne dýþarý çýkmýþtý.Anne Çaylak, yavrularýna baþka yuvadan bir anne dýþarý çýkmýþtý.Anne Çaylak, yavrularýna yiyecek bulmak için yuvadan çýkmýþtý ki,yukardan gelen bir baðýrtý iþitti.Hýzla bir þey düþüyordu yere...
"Þahinin pençesinden düþen bir fare olmalý" diye düþündü Anne Çaylak.
Ve koþarak yavru þahinin düþeceði noktaya gitti.
Orada durdu ve bekledi.
Þahin yavrusu tam düþeceði sýra Anne Çaylak kanatlarýný . açtý.Yavruyu kanatlarý üzerine aldý.
Fare diye beklediði þeyin bir yýrtýcý kuþ yavrusu olduðunu görünce þaþýrdý.
"Yüce Allah" dedi, "bu yavrunun ölmemesini takdir etmiþ, buna da beni araç yaptý. Bu yavru artýk benim yavrumdur, onu diðer çocuklarýmla beraber büyüteceðim."
Anne Çaylak"ýn düþüncesi gerçekleþti.
Yavru Þahin, çaylak yavrularý arasýnda büyüyordu.
Günler günleri aylar aylarý kovaladý.
Yavrular büyüdü.
Þahin yavrusu, çaylaklara bakarak, kendisinin onlardan farklý olduðunu düþünüyordu.
Anne Çaylak, yýrtýcý bir kuþun annesi olmayý kendisi için önemli bir özellik olarak görüyordu.Bu yüzden gerçeði anlatmýyordu.
Fakat gün geçtikçe yavru þahin . kendisinin farklý olduðunu anladý.
Kalbini derin bir üzüntü kapladý.
Yalnýzlaþtý.Çevresinden iyice koptu.
Anne Çaylak, Þahin "e üzüntüsünün sebebini sordu.
Þahin:
- Kendimi garip bir üzüntünün kollarýnda hissediyorum.Ýzin verseniz, deðiþik yerler gezsem.Farklý kiþler tanýsam, kederimi biraz daðýtabilirim.
Anne Çaylak, þahinin ayrýlmayý düþündüðünü görünce þaþkýna döndü.Birden beyninden vurulmuþ gibi, gözleri yerlerinden fýrladý, ne söyleyeceðini þaþýrdý, baþladý dil dökmeye:
. - Bak yavrum, insan gurbete iki nedenle çýkabilir: Biri, geçimini saðlamak, diðeri,kendi ülkesinde kalmayacak kadar rahatsýz olmak.Çok þükür bunlarýn hiçbiri sende yok.Sana yavrularýmda daha çok sevgi besliyorum.Onlara yedirdiðimden fazlasýný yediriyorum.Elimden baþka ne gelir bilmem ki...
Þahin, sessizce öününe bakýyordu.
Anne, þahinin içinde kesin bir ayrýlma düþüncesi oluðunu hissetti.
Ona, gurbete çýkmanýn tehlikeli olduðuna dair bir hikaye anlattý.